“The I-Land” bir Netflix dizisi

Yazmaya biraz ara verdiğimin farkındayım ama I am back 🙂 Efendim bugün ki yazımızın konusu Netflix’de yeni keşfettiğimiz “The I-Land“.. Başlangıçta baya bir merak uyndıran dizi sonraları biraz “Lost” havasını burnumuza burnumuza sokuyor gibi..Baştan beri spoiler vermemek adına detaylarına girmeyeceğimi söylemiştim. Fakat biraz konusundan bahsetmek gerekirse adından da anlaşılacağı dizi bir adada geçiyor. Orada uyanan yaklaşık 9-10 kişinin hepsinin hafızası gidik. Yani ne isimlerini ne kim olduklarını vs hatırlamıyorlar. Nasıl o adaya geldiklerini bilemedikleri gibi nasıl gideceklerini de bilmiyorlar haliyle. Tabi bunların kim olduğu, neden orda oldukları vs dizinin devamında açıklığa kavuşuyor. Dizi de saçma olan noktalar yok değil. Mesela diziyi 1 sezon çekmeye karar verdikleri noktada (sanırım öyle karar vermişler) dizi birden bire hızlanıyor. Aksiyon hiç beklenmedik bir anda başlıyor. Ana karakter diye düşündüğünüz biri pıt diye aksiyonun göbeğine düşüyor. Sonra nerden geldiğine çok akıl bürüyemediğiniz birileri adaya geliyor falan falan… Sonra tabii tüm bu 9-10 kişinin hikayeleri vs derken 7 bölümlük sezonu ortalıyorsunuz. Bazı bağlantıları gerçekten nasıl akıl ettiklerini (!!) anlamak mümkün değil (zaten bir senarist anlamlandırmıştır:)). İnsan birşeyleri izlerken zeka pırıltısı görmek istiyor tabe… Sanki şey gibi olmuş. Nasıl bağlayacaklarını bulamayıp “oldu da bitti maasallah” kıvamında ortaya karışık oldu bittiye getirmişler gibi.. Tüm bu gereksizliklerin içinde diyebilirim ki sıkılmadan neredeyse son bölüme kadar geldik. Çünkü sonuna kadar bir mantık örgüsü, bir paralel evren düzeyinde hayal gücü aradık. Bulamadık ama güzel bir pazar aktivitesi olarak değerlendirilebilir. Zaten IMDB’de 4.4 gibi bir dizi için inanılmaz düşük bir puan vermiş..Ben ne diyeyim. Konu yok ama aksiyon var 🙂 Zamanınız varsa neden olmasın..